Blog

Sultanahmet Meydanı’nda Gerçekten Gladyatör Dövüşleri Yapıldı mı?

Bugün İstanbul’un en çok ziyaret edilen yerlerinden biri olan Sultanahmet Meydanı, yüzyıllar önce çok farklı bir kimliğe sahipti. O dönemde burası bir meydan değil, devasa bir hipodromdu. Bizanslılar buraya “Hippodromos” diyordu; yani atlı yarış alanı. Ancak bu dev yapının geçmişi sadece at yarışlarıyla sınırlı değil. Peki gerçekten Roma’daki Kolezyum benzeri gladyatör dövüşleri de yapıldı mı?

İstanbul’un antik adıyla Konstantinopolis Hipodromu, 203 yılında Roma İmparatoru Septimius Severus tarafından başlatılan bir inşaatla şekillenmeye başladı. Ancak hipodrom asıl görkemine, kenti Roma İmparatorluğu’nun yeni başkenti ilan eden I. Konstantin döneminde ulaştı. Yaklaşık 100.000 kişilik kapasitesiyle, dönemin en büyük yapılarından biriydi. Bu alanda dört atlı araba yarışları (chariot racing) Bizans halkının en büyük tutkusu haline gelmişti. Yarış takımlarının renkleri —Maviler ve Yeşiller— halk arasında birer siyasi ve sosyal kimliğe dönüşmüş, zaman zaman isyanlara bile yol açmıştı.

Ancak Roma Kolezyumu’nda olduğu gibi kanlı gladyatör dövüşlerinin burada yapılmadığı biliniyor. Çünkü Bizans kültürü, Roma’nın erken dönemindeki “kanlı gösteriler” geleneğini zamanla terk etmişti. IV. yüzyıldan itibaren Hristiyanlığın devlet dini haline gelmesiyle, insan hayatını tehlikeye atan dövüşlerin yasaklanması bu tür etkinlikleri ortadan kaldırmıştı. Bu nedenle Konstantinopolis Hipodromu’nda gladyatör değil, atlı araba yarışları ve imparatorluk törenleri düzenleniyordu.

Yine de bazı kaynaklar, imparatorluk kutlamalarında veya savaş esirlerinin halka teşhir edildiği dönemlerde ölümcül gösterilerin yapıldığını belirtir. Bu etkinlikler Roma’daki gladyatör dövüşlerinden çok daha sınırlı ve sembolik nitelikteydi. Örneğin zafer törenlerinde esirler halka gösterilir, bazen idam cezaları burada infaz edilirdi. Bu da meydanın tarihsel hafızasında “kanlı gösteriler” izlenimi bırakmıştır.

Bugün Sultanahmet Meydanı’nda dolaşırken, Yılanlı Sütun’un ya da Örme Dikilitaş’ın önünden geçtiğinizde aslında o dönemin hipodromunun “Spina” adı verilen orta aksının üzerinde yürürsünüz. O taşların altına yüzlerce yıllık tezahüratlar, haykırışlar, bazen de korku dolu anlar gömülüdür. Gladyatör dövüşleri belki hiç yapılmadı; ama binlerce atlı yarış, onlarca imparatorluk töreni ve sayısız isyanın yankısı hâlâ o meydanda hissedilir.

Bugünkü Sultanahmet Meydanı, Bizans’ın Hipodromu’nun kalıntıları üzerine kuruludur. Gladyatör dövüşleri burada yapılmadı, ancak meydan Roma’nın seyir kültürünü ve Bizans’ın politik gerilimlerini taşıyan bir sahne oldu. Başka bir deyişle, kanlı kılıçların değil ama tarihin en gürültülü kalabalıklarının izleri, hâlâ Sultanahmet taşlarının altındadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu